25 Ekim 2010 Pazartesi

Limonlu tatlar......Quark-zitronen-tarte

Cheseecake ve türevlerini severler mutlaka denemeniz gereken bir tart tarif geliyor..
Mayhoş tatları daha çok tercih ettiğim tatlı dünyasının bana göre en organik olanı bu tarif....
bana göre diyorum çünkü,nanesini,portakalını ve limonunu bahçeden alıyorum,
Akdenizin en büyük avantajı bu tür yiyeceklere yaz kış ulaşabilme imkanı ve bizde sonuna kadar değerlendiriyoruz.

Malzemeler:
300 gr. un
250 gr. tozşeker
100 gr. küp küp kesilmiş soğuk tereyağı
1 çimdik tuz
5 yumurta
2 yemek kaşığı vanilyalıpuding tozu
250 gr. süzme yoğurt veya (krem peyniri+labne peyniri)
2 limon+2 portakal
nane yaprakları
1 limonun kabuğu
portakal peltesi..


Hazırlanışı.
* Un +100 gr. tozşeker+1 yumurta+100 gr. soğuk tereyağı+1 çimdik tuz' u karıştırıp bir hamur yoğurun ve buzdolabında yarım saat dinlenmeye bırakın...
*Yağlanmış ve unlanmış tart kalıbına döşeyip kenarlardan sarkan hamuru kesin...
* Kalan şeker+2 kaşık toz pudingi karıştırın
*Kalan yumurtaları+süzme yoğurdu+1 limon kabuğu rendesini karıştırın ve şekeride ilave edin...
* 1 Limon+1 portakalı sıkın toplamda yarım su bardağı narenciye suyunuda krema harcına karıştırıp hamurun üzerine dökün ve 160 derecede 45-50 dakika pişirin..
*pişerken kalan portakalı da sıkıp toplamda 1 su bardağı portakal suyuyla bir yenmek kaşığı nişastayı+2 yemek kaşığı şekeri karıştırıp bir pelte hazırlayın (dilerseniz içerisine yarım bardaktan daha az suda ilave edebilirsiniz hem daha berrak olur)*fırından çıkan tartın üzerine portakal dilimleri döşeyin ve peltanizi eşit bir şekilde üzerine dökün...
*nane yapraklarıyla süsleyerek 1 gece dolapta soğutun....


Hemen hazırlanıp gözüm için doktor kontrolüne yetişiyorum,gözümdeki bulanık görme hala devam ediyor,ilaçlarda pek bir işe yaramadı..
Doktorumun dediğine göre gözün arka tarafındaki bir iltihaplanmadan kaynaklanıyormuş,görünüşte hiçbirşey belli etmeyen gözüm bana ne oyunlar oynuyor ..
Umarım en kısa zamanda atlatırım bu sorunumu ve tekrar elişlerime dönerim.....
bir sonraki posta kadar hoşçakalın arkadaşilar....

21 Ekim 2010 Perşembe

Pumkin space cake...

Baharatlı balkabağı turtası...
Nezamandır aradığım bir tarifti,geçenlerde sevgili Damaktadı'nın tavsiyesi ile uğradığım bu güzel sitede tarifi buldum ve hemen yapmaya koyuldum..
Birkaç gün öncesinden elimde kalan yarım balkabağını değerlendirmenin en leziz yolu bu tat oldu....

 Malzemeler.
Tabanı için:
2 paket yulaflı bisküvi
150 gr. tereyağı
1-2 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı tarçın
1 çay kaşığı zencefil tozu..
50 gr. çikolata

* Hepsnini robottan geçirip bir hamur yapın ve yağlı kağıt serilmiş kalıbınıza bir bardağın altıyla veya avucunuzla döşeyip 175 derecede 15 dakika pişirin...
çikolatayı benmaride eritip taban hamuruna eşit bir şekilde yayıp soğumaya bırakın...


Kreması için:
500 gr. balkabağı
1 su bardağı şeker
1 su bardağı süt(ben bir paket krema kullandım)
3 adet yumurta
2 paket vanilya
1 tatlı kaşığı buğday nişastası
1 çay kaşığı zencefil
1 çay kaşığı tarçın
1 çay kaşığı öğütülmüş karanfil
bir çimdik tuz
5 yemek kaşığı damla çikolata


*İlk önce kabakları soyup minik küpler halinde doğrayın ve üzerine 1 su bardağı şekeri ve yarım çay bardağı su ilavesiyle yumuşayıncaya kadar pişirip,blendırla püre haline getirin ve soğutun Aslı'nın tavsiyesiyle bu işlemi 1 gün öncesinden yapmıştım.
*çikolatayı benmari veya az kremayı ısıtarak eritin ve diğer krema malzemeleriyle karıştırıp püreye ekleyin..
*Hazırladığınız kremayı soğuttuğunuz tabanın üzerine döküp 175 derecede 50 dakika pişirin.
*Çökmemesi için fırını kapattıktan 10 dakika sonra çıkarın.
*birkaç saat buzdolabında soğuttuktan sonra servis edebilirsiniz.
Tercihen bir gece önceden yapmanızı öneririm....

***

Aslı'nın blogunda ayrıntılarıyla gösterilen bu tarifi çok beğendim,kendisi püf noktalarıyla ve balkabağının yararlarını anlatarak gayet açıklayıcı bir tarif yayınlamış,Bu sayede bende rizikosuz ve kolay bir şekilde pişirebildim..
Buradan kendisine bu güzel tarif için teşekkürlerimi sunuyorum.....

19 Ekim 2010 Salı

minik bir tio ve fındıklı bir lezzet............

Bazı arkadaşlar bana fotoğraflarımla ilgili güzel yorumlarda bulunmuşlar ve nasıl çekildiğiyle ilgili sorular sormuşlar.
Oysa ki normal bir Sony syber short 7.2 ile çektiğim bu resimleri sadece Pıcasa'dan düzenliyorum
ve üzerine etiket olsun diye o an ne hissediyorsam onu yazıyorum okadar..
Zaten profosyonel olanlar nekadar acemi olduğumu hemen anlarlar eminim....


Yabancı blogları dolaşırken görmüştüm bu fikri ve çok hoşuma gitmişti.
Hemen kolları sıvadım,gözüm pek iyi değil ama elim tutuyor çok şükür  ve gördüğünüz gibi
daha önceden evde bulunan ve içindeki ipe ulaşamadığım mumumu bu şekilde değerlendirmiş oldum....


İlkönce içini küçük  mumlara göre işaretliyorum ve bıçakla yavaş yavaş oyup küçük mumu yerleştiriyorum..
ve işte sonuç gördüğünüz gibi her yere giden güzel bir tea lıght mum......


Birde aslında nezamandır düşündüğüm ve hep risklerinden çekindiğim butik pastane açma olayı varki,sağolsun arkadaşlarım sizin gazınızla bu işi iyiden iyiye düşünmeye başladım..
Ne varki Side turistik bir yer ve dükkan kiraları inanılmaz fiyatlardan başlıyor. Benim açmak istediğim yer ise miniminnacık elişleriyle,bitki çaylarıyla,kahve çeşitleri ve birkaç çeşitten oluşan tatlılarla bezenmiş küçük bir dükkan okadar....
Galiba önce minik ve bu işe uygun bir dükkan bulmam lazım ama o zamana kadar,dostlarım ve misafirlerim için yapmaya devam....
İşte bu gördüğünüz ise en sevdiğim fındıklı tatların başında  gelen üçgen çörekler
Birden fazla farklı tarifi olan bu çörekleri yemeye doyamıyacaksınız....


Sevgili arkladaşım İlksen'in memleketinden getirdiği fındıkları değerlendirmenin en leziz yolu bu çörekler..
Tarifini daha öncedende yayınladığım için tekrar yazmıyorum,bunun için burayı tıklamanız yeterli......


Hepinize güzel bir hafta dileyerek şimdilik hoşçakalın diyorum...
Sevgiler,selamlar....

18 Ekim 2010 Pazartesi

sonbaharın en mayhoş prensesi...

Sonbaharın en mayhoş prensesi benim için şüphesis bu erikli pasta..
Hem tadıyla hemde görüntüsüyle damaklara lezzet şöleni yaşatan bu pastanın tarifi ise yine Alman bir arkadaşıma ait....


Hernekadar görüntüsü geçen hafta yayınladığım nutellalı pastaya benzese de tatıyla kendine özgü mayhoş bir lezzeti olan bu pastanın tarifi yine üç kısımdan oluşuyor
taban+krema+glazür
Taban hamuru için gereken malzemeler.
100 gr.tereyağı
100 gr. tozşeker
2 yumurta
125 gr. un
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
600 gr. karaerik
*Hamur için verilen malzemeler mikserle karıştırılır ve ele yapışan katı bir kek hamuru hazırlanır .
Kelepçeli kalıba dökülüp üzerine daha önce yıkanıp ayıklanmış ve ortadan ikiye bölünmüş erikler dizilir..
175 derecede 35-40 dk. pişirilir ve fırından çıkarılıp ılımaya bırakılır...


Kreması için:
1 pkt. vanilyalı puding
yarım liter süt
50 gr. pudra şekeri
1 çay bardağı yumurta likörü(arzuya bağlı)
2 paket(400 gr.)süt kreması
150 gr. süzme yoğurt
2 paket krema sertleştirici
2 paket vanilya şekeri..
* Puding ve süt karıştırılarak pişirilir,ocaktan almadan önce içerisine pudra şekeri ve likör karıştırılıp ocaktan alınır..
ayrı bir kapta krema+süzme yoğurt+krema sertleştirici karıştırılıp pudinge eklenir
iyice karıştırıldıktan sonra fırından çıkan ve ılıyan kekin üzerine dökülür.


Üzeri için.
2 tane siyah erik
250 ml. su
2 yemek kaşığı şeker
Dr. Oetker guss( meyveli glazür)
* tozşeker ve Dr. oetker meyveli glazür karıştırılır ve suya eklenerek kısık ateşte koyulaşana kadar,karıştırılarak pişirilir...
Erikler çekirdeği çıkarılıp ince ince doğranır,pastaya arzuya göre dizilir ve glazür üzerine eşit bir şekilde dökülür..
Buzdolabında 3-4 saat veya bir gece beklemsi servisin kolaylığı için gereklidir..


Mutfak penceresinden yansıyan,yağmur sonrası güneşi içimi ısıtsada resimlerimi istediğim gibi çekmeme izin vermedi..


Hepinize güzel bir hafta diliyor ve şimdilik hoşçakalın diyorum..
sevgiler,selamlar..

16 Ekim 2010 Cumartesi

sıra sıra şişeler...

Çok sevdiğim ve hep uygun kumaş bulur bulmaz işlemek istediğim desenlerden biriydi ve bu deseni işlemek
ancak bugüne kısmet oldu..
Gel görki desen bir türlü hoşuma gitmedi,yaparken acayip sıkıldım.Zor olduğundan falan değil,renkelrinin sıkıcılığımı desem oda değil çünkü sevdiğim renklerdi..
Neydi beni be desenin diğer iki şişesini yapmaktan alıkoyan sizce....


İşte buda çerçevelenmeden önceki hali:
çerçeveyi bile seçerken herzamanki özenimden uzak,alelade seçiverdim..
Yinede sonuç fena değil ha nedersiniz????

Geçenlerde Mudo Outletten aldığım pasta standım..
Cam fanusuyla birlikte olması çok hoş,
Oldukça kullanışlı bu ürünü herkese tavsiye ederim....


Bu aralar bilgisayarımda sorunlar var,sanırım bağlantıyla alakalı,
kendi blogumu bile açmakta zorlanıyorum mesela resimler oldukça geç yükleniyo,ikinci sekmede bağlantı kesiliyor falan ,ne bileyim pek ara vermek istemiyorum ama umarım geçici bir sorundur..
Birde gözümün az üstü çok ağrıyor,yani başım diyelim bu yüzden sol gözüm bile bulanık görmeye başladı..
birkaç gün içinde geçmezse yine Doktor yolu göründü galiba...
Umarım buda geçici bir kas yorgunluğudur ve çabuk geçer...
Herneyse ben yinede güzel haberlerle burda olmak istiyorum bu yüzden iyileşinceye kadar hepiniz hoşça ve sevgiyle kalın...


14 Ekim 2010 Perşembe

Yenilikler....

Geçenlerde Kervan çeyiz'e uğradım.Aslında amacım yuvarlak kalıplı çerçevelere bakmaktı ama yatak örtülerin arasından bir desen beni kendisine doğru çekti..
İşte bu tam aradığım desendi...



Üzerinde hem istediğim Vıntage desenler hemde aradığım Turkuazlı,kahveli renkler olan bu yatakörtüsü perdelerimin renginede çok güzel uyum sağladı..
Kervan Çeyiz'in indirim kampanyası bitmeden bulabilirsiniz....


 Bu gördüğünüz minik yastıklar ise perdelerimi kısaltırken,kenarlarından artan kumaşlarla yapıldı...


Herkese güzel bir gün diliyorum ve güzel,nazik yorumlarınız için teşekkür ediyorum..
Şimdi ise iadeyi ziyaret zamanı.....
sevgiler,selamlar...

12 Ekim 2010 Salı

Dünkü Tarifler...


Tarifler dedim ama aslında pasta hariç diğer tarifleri aşağıdaki kayıttaki isimlerin üzerine tıkladığınızda görebilirsiniz..
Nutellalı pastaya gelince,göründüğünden çok daha kolay olan bu pastayı yabancı bir dergiden almıştım,krema sertleştirici bulamadığım için yapmak birtürlü kısmet olmamıştı,daha sonra migrosta görünce kaçırmadım ve bolca aldım(neolur ne olmaz).
Hernekadar istediğim görüntüleri yakalayamasamda yinede hem tadıyla hemde görüntüsüyle tam not aldı..
Mesela kesmeye başlamadan önce bıçağı ıslatsaydım daha düzgün dilimler elde edebilirdim...


 Neyse canım iyisi mi birdahaki sefere bu ayrıntıyı unutmamak...
Gelelim tarife;Bu pasta 3 kolay kısımdan oluşuyor
Kek+krema+glazür
ve işte  malzemeler...
Keki için.
100 gr. tereyağı
100 gr. tozşeker
200 gr. un
1 pkt. vanilya
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
3 yumurta
2 yemek kaşığı nutella
1 su bardağı buzu çözülmüş vişne
Hazırlanışı:
kek için verilen malzemelerden nutella ve vişne hariç hepsini karıştırıp iyice çırpın.
hazırladığınız kek hamurunun yarısını yağlı kağıt serili bir kelepçeli kalıba dökün(ince bir tabaka gibi görünebilir ancak kabaracağından bu hiç mühim değil)
Diğer yarısına 2 yemek kaşığı nutellayı ekleyip bir daha çırpın ve çikolatalaı kek karışımınıda diğer hamurun üzerine yayarak eşit bir şekilde dökün..
Vişneleride üzerine serperek 175 derecede 40-45 dk. pişirin
kürdan testini geçtikten sonra fırından çıkarıp oda sıcaklığında soğumaya bırakın..


Kreması için malzemeler.
2 paket süt kreması (toplam;400gr.)
2 paket krema sertleştirici
2 paket vanilya şekeri
250 gr.Süzme yoğurt

Hepsini karıştırıp iyice çırpın ve soğumuş olan kekin üzerine dökün...
Glazür için ise Dr.Oetker'in hazır meyveli glazürlerinden alıp içerisine su yerine vişnesuyu katarak hazırlayın ve kremalı kekin en üst katına döküp buzdolabında enaz 2 saat soğuttuktan sonra servis edebilirsiniz..
Not: ben bir gece önceden yaptığım için daha iyi sonuç aldım,bildiğiniz gibi bu tür kremalı pastalarda birgece önceden soğutmak daha güzel sonuç veriyor...
Yapanlara şimdiden afiyet olsun diyorum ve
bir sonraki posta kadar hoşçakalın dostlar...

11 Ekim 2010 Pazartesi

sonbahar sofrası....

Herkese günaydınlar dileyerek başlıyorum postumu yazmaya...
Geçenlerde konuklarım vardı ve bende onlar için malum sonbahardayız diyerek bir sonbahar sofrası hazırlamak istedim.


Arkadaşlarımla tadına doyulmaz güzel birgün geçirdim sağolsunlar sohpetleriyle evimi neşelendirdiler..
Buradan herüçüne ayrı ayrı teşekkür etmek istedim...
Gelirken memleketinden getirdiği,sevgili anneciğinin yaptığı nefis incir reçelini benimle de paylaşan ve güzelim işlemeleriyle süsleyerek bu hediyeyi daha bir tatlandıran arkadaşımada ayrıca teşekkür ederim....

İşte ogünden sizin için çektiğim birkaç kare.....





Kırmızı pancar turşusu salatası.


Bulgur ve nohut salatası olan



Ve tarifini Alman bir dergiden aldığım ve en güzel tariflerim arasında ilk sıralara giren
tadına doyulmaz
Nutellalı,yoğurtlu pasta.


Tarifini pek yakında yayınlayacağım...
Hepinize stressiz bir pazartesi ve güzel bir hafta dileyerek şimdilik hoşçakalın diyorum...
sevgiler,selamlar.

***

7 Ekim 2010 Perşembe

armutlu tart....

Geçenlerde buzdolabında kendinden geçmiş halde olan ve neredeyse püre halinde tüketmek zorunda kalacağımız armutları değerlendirme yolları aradım..
Elime geçen ilk armutlu tarifi aldım fakat elimdeki malzemelerle birşeyler yapmak zorundaydım.
Bende esinlendiğim tarifi değilde kendi malzemelerimle yaptığım tarifi denedim ve sonuç mükemmeldi...

 malzemeler:
Hamuru için;
200 gr. un
200 gr fındık ezmesi(fiskobirlik)
yarım tatlı kaşığı kabartma tozu
80 gr. tozşeker
120 gr. tereyağı
yarım çay kaşığı tarçın
1 tutam tuz
1 yumurta...
***
hamur malzemelerini sıvıdan katıya doğru sıralayarak karıştırın ve dilerseniz az bir un ilavesiyle ele yapışmayacak bir hamur elde edin.Hamuru buzdolabında yarım saat dinlendirdikten sonra çıkarın ve 3/2 sini ayırarak ikiye bölün..
3/2 lik kısmı kelepçeli kalıbın (26cm.)kenarlarına ve tabanına çanak şeklinde yayıp orta ısılı bir fırında 10-12 dk. pişirin ve fırından çıkartın...


Dolgusu için:
4-5 adet armut
3 yemek kaşığı tozşeker
100 gr. süzme yoğurt(sütaşı tercih ediyorum çünkü daha tatlı )
100 gr. süt kreması
2 yumurta sarısı
vanilya..
***
armutları soyup dilimleyin..
diğer malzemeleri karıştırarak armutların üzerine döküp karıştırın..
fırından çıkardığınız çanak hamurun içerisine dökün..
Ayırdığınız hamuru yuvarlak bir şekilde açıp armutların üzerini kapayın.
180 dereceli bir fırında üzeri kızarana kadar yaklaşık 40 dk. pişirin..

üzerine:
100 gr. süt kreması
100 gr. bitter çikolata
***
100 gr.süt kremasının yarısını küçük bir sütlüğe alın ve pişirin.
ısındıktan sonra parçaladığınız çikolatayı ekleyin ve karıştırarak erimesini sağlayın..
eğer hepsi erimezse benmari usülü yaoarak eritin.
iyice eridikten sonra kalan kremayı ekleyip karıştırın ve armutlu payın üzerine sıvayarak dökün..
buzdolabında birkaç saat soğuttuktan sonra servis edebilirsiniz....
Düşündümde sanırım bir etkinliğe katılma zamanı geldi,
bu tatlımı Hamarat abla'nın
tatlı,yiyelim,tatlı yarışalım etkinliğine gönderiyorum...

Unutmadan bu resimleride eklemek istedim,
bu resimdeki hepimizin bildiği sıradan etli kabak dolması tek farkı..
aynen tencerede ğişirecekmişim gibi yapıp üzerini alüfolyoyla kapatıp fırınlamam oldu...
Kesinlikle fırın dolmayı daha çok beğendiğimi itiraf ederek hepinize sevgi ve selamlarımı gönderiyor,
bugünlük hoşçakalın diyorum...