29 Nisan 2010 Perşembe

Ta taaaaaaaaaammmmmm!!!!!

Pano haline geldikten sonra paylaşmak istediğim bir desen daha..
Geçtiğimiz haftalarda bitmiş halini paylaştığım desenim nihayet son şeklini aldı....
Bu arada resmi güzel yakalayayım derken verdiğim pozda arkadan görünüyor...

Şu anda duvarda asılı duran panonun çerçevesi rustik havasıyla çok beğenildi...

Güzel işler ortaya çıkartmak,kolumun ağrısını bile unutturuyor...
Umarım sizde beğenmişsinizdir...
Bitirdiğim diğer panomda olmak üzere yakında onuda paylaşacağım,



Şimdilik hoşçakalın dostlar,dedim ya yoğunum buaralar bu yüzden kısa kısa uğrayabiliyorum,Hepinize bu küçük şirin kasabadan kucak dolusu sevgiler ve güzel yorumlarınızla üretkenliğimi kamçıladığınız için de sonsuz teşekkürler...

sevgiler.

28 Nisan 2010 Çarşamba

Organik misafir....

Bahçeden topladığım sebzelerle ve memleketten gelen bulgurla yaptığım kısır gerçekten de organik farkını gösterdi:)).
Sevgili arkadaşım Şerife ve Belçikalı misafiri Martin için yaptığım bu kısır çok beğenildi ,onlarında damak tadına uyması çok hoşuma gitti....
İşte bu gördüğünüz ise bahçeden marulla beraber mutfağa gelen organik misafir:))
Tabi ki bu misafiri diğer misafirler görmedi ama biz çok sevdik...
Hernekadar oğlum bu benim hayvanım olsun,onu besliyeceğim çığlıkları atsada,geldiği yere yani bahçeye geri döndü:))))

Bu aşağıda gördüğünüz turta ise yine başarısız denemelerimden biri hoş seve seve tükettik,lezzeti tabi ki çok güzeldi yanlız kremasını bitürlü katılaştıramadım nedenini birtürlü anlamadım.Yabancı bir blogtan aldığım bu tarifi yeniden gözden geçirmeliyim...

şimdilik herkese güzel bir çarşamba gecesi diliyor bir sonra ki posta kadar hoşçakalın diyorum..

sevgiler.

27 Nisan 2010 Salı


Bu aralar balkonla uğraşıyorum,tüm günüm neredeyse balkon ve mutfak arasında geçip gidiyor hele üzerimde bir bahar tembelliği var ki hiiiiç sormayın...
Bu kitide sonunda bitirdim ve yakında pano olmuş haliyle karşınıza çıkacak bu arada pasaj açmaya karar verdim ama nasıl????yardımcı olursanız sevinirim..
Sardunyalarımın açmalarını bekliyorum sanırım bu yıl biraz geç başladım onlarla ilgilenmeye umarım başarılı olurum...
Neyse efendim ,hepinize haftanın kalan günlerini neşeli ve üretken:))) geçirmeniz dileğiyle şimdilik hoşçakalın..
sevgiler.

24 Nisan 2010 Cumartesi

Çilekli ve jöleli turta...

Geçenlerde yapıp ve yayınladığım turtanın,çilekli versiyonu...
Sevgili Deniz bana bu turtanın çilekli olup olamayacağını sormuştu.Ben hernekadar çileklerin sulanacağını düşünerek olmaz desemde denemeden kendimi alamadım.Bu sefer geçenseferkinden biraz farklı yaptığım bu turtanın içine koyduğum çilekleri önceden şeker ve suyla kaynattım ve birazcık koyulaşınca süzüp soğuttum...


Malzemeler:
Hamur için:
2 yumurta sarısı
1 çay kaşığı kabartma tozu
150 gram tereyağı
250 gr.un
1 çimdik tuz
100gr.tozşeker
iç dolgusu için:
1 paket çilekli puding
1 yumurta sarısı
500 ml.süt
1 yemek kaşığı Nişasta
100 gr.hindistan cevizi
100 gr. tozşeker.
 Çilekli harç için:
300 gr.çilek
1 su bardağı tozşeker
yarım bardak su
Üzerine:
1 pkt. çilekli jöle
5 bardak çilekli su(pişen çileklerin suyu)

Hazırlanışı:
İlkönce çilekleri yıkayıp süzün ve ikiye bölüp küçük bir tencereye alın,üzerine yarım su bardağı şekeri ve suyu ekleyip ocakta çilekler yarı yarıya eriyene kadar pişirin...
ocaktan alıp süzün...suyu ile jöleyi kutunun üzerinde yazıldığı gibi hazırlayın...
Hamuru burada anlatıldığı gibi hazırlayıp kelepçeli kalıba yayın...
Pudingli dolguyu da aynen daha önceden anlattığım gibi hazırlayıp,çanak şeklindeki hamura dökün ve 30-35 dakika pişirin..
fırından çıktıktan sonra biraz soğutup üzerine daha önceden hazırladığınız ve koyulaşmış jöleyi dökün...
buzadolabında bir saat dinlendikten sonra servis edebilirsiniz...
Herkese güzel bir haftasonu dileyerek,hoşçakalın diyorum..
sevgiler..

22 Nisan 2010 Perşembe

çoook sevdim..

Dün bir arkadaşımın bebeğini görmeye gittim,şekerkız o kadar minikki kucağıma almaya bile çekindim sanki ellerimin arasından kayıp düşücekmiş gibi geldi,halbuki kızım bu bebeğin yarı kilosunda doğmuştu şimdi ise kocaman bir kız oldu,galiba bebek özledim ben....Ay ne diyorum ben!!!bu mevzuyu biz evde kendi aramızda konuşsak daha iyi olacak galiba:)),
Bu arada bu gördüğünüz keki yaptım giderken eli boş gitmek olmaz,çok seviyorum bu geleneklerimizi:)))


tarifini yakında yazacağım,çok pratik ve besleyici bir kek oldu hele içine kattığım acıbadem aromasıyla mis gibi koktu....
 
 
Şimdilik bu kadar çok beğendiğim bu şeker Matruşkaları umarım sizde beğenirsiniz..
Bir sonra ki posta kadar hoşçakalın......




20 Nisan 2010 Salı

ben geldim..

Öyle ki çok uzaklara gitmişim gibi..
Halbu ki buralardayım,iş güç telaş derken birde geçengün klavyeye dökülen kahve beni buralardan birazcık ayrı koydu..
Bu arada pek birşey yapamadım kışlıkları kaldırıp yazlıkları çıkarmaktan başka..Haaa birde bu gördüğünüz şablona başladım daha önce yayınladığım Country kızına eş olsun diye yapılıyor:))

sol tarafta ki minik kadınları bitirdim,evide bitirdim hatta ortada ki ağacıda bitirdim ama sağda ki minik kadınlarla evin etrafında ki ağaçlar henüz tamamlanmadı,
Biter bitmez yayınlayacağım...

Bu arada gördüğünüz gibi iplere gömülmüş durumdayım..

Bu arada tatlı niyetine birşeyler yapmak istedim fakat görüntüden kaybetti.
Dolapta kalan vişnelerden bu keki yaptım ama çocuklar acele edince üzerindeki beyaz çikolata sosu donmadan kestim ve sonuçta lezzeti ile harika ama görüntüsüyle sınıfta kalan bir kek oldu:((

Şimdilik sizleri beni pekte tatmin etmeyen bu  görüntülerle başbaşa bırakıp son postlarını takip ettiğim halde klavyemin azizliğinden uğrayamadığım arkadaşlara bir iki selam yazmaya gidiyorum:))
Hepinize haftanın geri kalanında keyifli anlar diliyerek hoşçakalın diyorum..

14 Nisan 2010 Çarşamba

neler mi yapıyorum????

Bu aralar biraz uzak kaldım blogumdan,cevaplamam gereken bir mimim var sevgili Selfet ve sevgili Lavanta bahçesi tarafından mimlendim biraz gecikmeli de olsa cevaplara geçeceğim ama önce bu aralar neler yaptığıma bir gözatın isterseniz..
Biraz balkonculuk oynadım...
Bahçeye ektiğimiz fideler büyümek bilmedi bende pazarda gördüğüm bu hazır yetiştirilmiş çilekli saksıyı aldım,öncelikle balkonumu süsledi bir iki gün içinde de asıl yerine yani bahçeye ekilecek:))
Evde biriki günlük yenmeyen pilavınız kaldıysa değerlendirmenin en iyi yolu Kadındudu köfte...

Malzemeler:
2 su bardağı haşlanmış pirinç veya pilav
300 gram kıyma
yarım demet taze nane
yarım demet maydanoz
yarım demet dereotu
1 yumurta sarısı+1 yumurta
1 küçük soğan rendesi
karabiber,tuz,kimyon..
Hazırlanışı:
Öncelikle yeşil malzemeleri güzelce hatta sirkeli suyla yıkayıp ince ince doğrayın .
Bir yumurta sarısını da ekleyip diğer malzemelerin hepsini karıştırın.
Soğanı da rendeleyip özleşene kadar yoğurun ve elinizde önce yuvarlayıp sonra da bastırarak köfteler yapın.
kalan yumurtaları çırpın ve köfteleri bulayıp sıvıyağda altı üstü pembeleşinceye kadar kızartın...


Ve işte mim soruları:
Adım: İjlal Aksoy
Yaşım: 32
Mesleğim: Şu an evhanım ama Mersin Üniv.Turizm ve otelcilik mezunu eski bir işkadını
Boyum: 1.62
Kilom: 57 ama diyetteyim tekrar 55 olmam lazım:((
Ayak no: 37

Bu arada bu sorular aslında pek cevaplamak istediğim türden değil ama arkadaşlar sizi kırmak istemediğim için  son defa yazıyorum.

saç ve göz rengi: Kahverengi
Kaç kardeşiz ve meslekleri nelerdir: 5 kardeşiz en büyüğü benim,ikinci kızkardeşim laborant ama yurtdışında oturuyor ve çalışmıyor..3 nolu bacım hemşire,4 nolu bacım hala üniv.öğrencisi ve en ufaklığımız erkek kardeşim matematik öğretmeni..
Annem:ev hanımı
en sevdiğim huyum: Herkese çabucak uyum sağlarım ve girişkenim.
en sevmediğim huyum: Yaşadığım problemleri herkese anlatmadan rahatlayamamam.
en beğendiğim ve beğenmediğim yerim: Kendimi seviyorum ama yiyip yiyip kilo almasam daha çok seveceğim:))
Çantamda mutlaka anahtarım ve çocuklar için yedek çamaşırlar olmalı..
Çantamda asla olmaz.walla o kadar uzun zamandır koca çantalara alıştığım için içerisinde yok yok...
Arabanızın markası.Ehliyeti olan fakat araba süremeyen birisi olarak benim arabam yok ama eşim beni götürüp getirdiği için ihtiyaç da duymuyorum...
en sevdiğim yemek.Yemek ayırmam ama annemin içli köftesi 100kg.olsam bile hayır diyemeyeceğim bir lezzettir.
en sevdiğim hayvan.Tavşan
en çok yılandan korkarım..
Parfümüm.DonnaKaran,Cashmere mist ve Hugo boss.woman.
cilt bakım ürünleri Ywes rocher'in maske ve jelleri Vıchy'nin gündüz ve gece bakım kremleri..
hergün ilk işim pc.nin karşısına geçmek:))
ve tabi ki sporu ihmal etmek..
Karanlıktan korkmam ama bazılarını korkutmak hoşuma gider..
yerine göre farkllı tarzda giyinmeyi severim..
ama uzun dar eteği asla giymem..
cep tlf.nokıa bilgisayarım Casper.
Şu anda Gönülçelen adlı diziyi seviyorum bir de melekler korusun ikiside çakışıyor ama farklı zamanlarda izliyorum heriki dizide ki oyuncuların hepsini beğeniyorum...
Tuttuğum futbol takımı: Galatasaray
sevdiğim spor dalı ise basketbol ama iyi bir jimnastikçi olmak isterdim..
Adrenalinden korkarım her türlü çılgınlığa karşı fobim var...

şimdilik bu kadar kahvem soğumadan içeriye kaçıyorum bu mimi sevgilerimle'ye gönderiyorum..
hepinize şimdilik sevgiler ve selamlar...

10 Nisan 2010 Cumartesi

kendime jest..

Geçenlerde doğumgünümdü,herne kadar büyümeyi kabul etmesekte yıllar çabucak geçiyor..
Kendim için sevdiğim bir turtayı yaptım:))
Kendim için dediysem hepsini ben yemedim tabi....
Herzaman ki gibi kalıbımın altına yağlı kağıt sermeyi unutmuşum!!!
Tarifini Almanca bir kitaptan aldığım bu turtayı vişne severlere mutlaka öneririm..


Yapımı son derece pratik ve bir o kadar da lezzetli olan bu turtanın malzemeleri de kolayca bulunabilinir..
Bu mevsimde vişneyi nerden bulacağız diyorsanız Metrolarda dondurulmuş olarak satılıyor.
Aynı şekilde böğürtlen ve yaban mersini ile de yapabilirsiniz...

Bu arada mimlenmişim..
Mim cevaplarını  biraz geciktirdim ama önce tarifi yayınlamak istiyorum...
Malzemeler:
Taban hamuru için.
2 yumurtanın sarısı
150 gram tereyeğı
250 gram un
100 gram şeker
1 çay kaşığı kabartma tozu

İç dolgusu için.
1 paket vanilyalı puding
100 gram tozşeker
1 yemek kaşığı nişasta
500 ml.süt
100 gram hindistan cevizi
300 gram vişne veya böğürtlen veya yaban mersini
1 yumurta sarısı
60 gram fındık( ben koymuyorum)

Üzeri için.
3 yuurta akı 150 gram tozşeker
1 paket vanilya



Hazırlanışı:
Hamur malzemelerini şeker,yumurta ve tereyağı sırasıyla tart hamuru kıvamında olacak şekilde yoğurun ve kelepçeli kalıba çanak şeklinde döşeyin.
Ayrı bir kapta pudingi,şekeri ve nişastayı 8 yemek kaşığı süt ilavesiyle çırpın.
Isıya dayanıklı bir kaba önce sütü sonra da pudingli karışımı ekleyerek muhallebi kıvamına gelecek şekilde pişirip ocaktan alın.Ilıyınca içine v
işneleri yumurta sarısını,hindistan cevizini ve arzu ederseniz 60 gram fındığı katıp iyice karıştırın..
Hazırladığınız bu harcı çanak şrklindeki hamura dökün..
Üst bezesi için ayrılan yumurta aklarını,vanilyayı ve şekeri iyice çırpın öyleki kabı baş aşağı yaptığınızda köpüğün hareket bile etmemesi gerekiyor...
Turta pişmeden 10-15 dakika öncesinden fırından çıkarıp üzerine yayın ve toplam 40 dakika 175 dereceli fıtrında pişirin..Buzdolabında birkaç saat soğuttuktan sonra servis edebilirsiniz..



Şimdilik herkese güzel bir Pazar günü diliyerek,hoşçakalın diyorum...
sevgiler,selamlar.

6 Nisan 2010 Salı

çiçek toplayan bir bahar kızı..

Bu aralar pek bir telaşlıyım,malum turizm sezonu açıldı işler yoğunlaştı herşeyden önce havalar güzelleşti ve pek evde duramaz olduk..
Eskiden kırlent olarak tasarladığım bu etamini bozup pano yapmaya karar verdim.

Bu halini daha çok beğendiğim panoyu pembe aşığı kızımda çok beğendi ve odasını süsledi...
Aslında kenarına ağaç yeşili kumaşla kırlent düşünmüştüm ama bu halini daha çok beğendim.
Dedim ya bu aralar avareyim:))Bahar sarhoşluğundan mı bilmem ama pek bir üşengecim,yapmak istediğim yarım elişleri dolabımda öylesine bekliyor acaba hangimizde sıra diye ama elim hiç varmıyor...
Neyse umarım çabuk geçer bu bahar sendromu ve üretirim doğa gibi...
Bir sonra ki post'a kadar hoşçakalın.
Sevgiler,
İjlal..
 

4 Nisan 2010 Pazar

Boyamaya taktım gidiyorum..

Daldan dala atlıyorum,bir elimde dantel,diğer elimde kaneviçe,çocuklar,ev,yemek v.b derken savurdum kendimi...
Gördüğünüz gibi bu aralarda boyamaya taktım,ne bulursam boyamak istiyorum..
aklımda fikirler çakmak çakmak,
işte bunlardan birkaçı..

Kırtasiyeden 3,5 tl ye aldığım bu ahşap tepsiyi boyadım.Herne kadar aklımda oluşturduğum fikirle tıpatıp uyuşmasa da yinede içime sindi.
İlk olarak beyaza boyadığım tepsinin ortasından eşit şekilde banttan şeritler yapıp aralarını yeşile boyadım..

şeritler çıktıktan sonraki hali..
ve peçete baskısı yapıldıktan sonra ki hali....
Bu gördüğünüz ise eskiden ham ahşap rengi olan taburem.
Boyayayıp boyamamakta kararsız kaldığım taburenin sadece en son halini resimleyebildim..

Malum bahçe ve balkon sezonu açıldı bende balkonda ki masama minik bir hediye aldım .Yeni peçetelik..
Son derece kullanışlı olduğu için paylaşmak istedim..
üzerindeki metal ağırlığı peçetelerin rüzgardan uçmasını engelliyor..
ama en çok rengini sevdim,peçetesiz bile kullanırım:))

Benden bu seferlik  bu kadar,birdaha ki posta kadar iyi bakın kendinize..
sevgiler,selamlar,
İjlal..

1 Nisan 2010 Perşembe

Boyamalar hazır...

Herkese merhabalar yaklaşık 3-4 gündür bilgisayarım bozuktu.Hiç açılmıyordu, meğer  sistemi çökmüş!!!!Nasıl olduysa anlamadım.Yeniden formatlayan kişinin dediğine göre güncelleştirme yapılırken kapatılmış bu yüzden çökmüş!!!
Harbiden anlamadım ya özel antivirüs programları yüklemeştik halbu ki hemen hemen hergün taratıyordum o kadar dikkat ettiğim halde denildiğine göre öyle veya böyle sistemler çökebilirmiş..

Herneyse bu arada bende birkaç minik boyama  yaptım..Filli boyanın beyaz astar boyasını aldım ve nicedir elimde değerlendirmek istediğim birkaç objeyi boyadım...
Bu gördüğünüz kediyi,ilk evlendiğim yıl Side'de ki bir hediyelik eşya dükkanından almıştım, rengini  çok klasik mobilya rengi olduğundan kediye yakıştıramadım ve önce beyaza boyadım,ardından da güllü peçetelerle baskı yaptım.
Aslında acele davrandığımdan eski hallerini resimleyemedim ama sonuçtan memnun kaldığım için yinede paylaşmak istedim..
Henüz birkaç kat daha verniklenmesi gerekiyor ama şimi ki hali benim daha çok hoşuma gitti..

Bu da benim eskiden turuncu olan galvaniz kurabiye kavanozum.
Dedim ya eski rengi turuncuydu ,
yine önce beyaza boyandı ardından da  peçete tekniğiyle bu hale geldi..
Minik ayrntıyı unutmayın,eski yumurtalıklarımın üzerinde duran bu minik tavuklar kopmuştu,atmadım ve kavanozumun üzerine yapıştırarak değerlendirdim...
Yanında ki arkadaşlarına çok kolay uyum sağladı:))
Aşağıda ki ise eskiden metal renkte olan fincan askılığım..
Eminim herkesin evinde buna benzer bir askılık vardır..
Beyaza boyanınca daha bir hoş geldi gözüme..Siz ne dersiniz?

evet arkadaşlar şimdilik bu kadar,
herkese güzel bir bahar dileyerek şimdilik hoşçakalın diyorum..
sevgiler,selamlar,
İjlal....