30 Temmuz 2009 Perşembe

pratik pizza..

dün sabah çocuklarım benden pizza istediler.
açıkçası sabah sabah hamur yoğuracak ne vaktim ne de enerjim vardı ama
bunun yerine dolabımda önceden yaptığım pizzanın artan mayalı hamuru vardı ve bu sıcakta erimesi hiç te uzun sürmedi...

malzemeler
hamuru için:
  • 1,5 yemek kaşığı kuru maya
  • 1 su bardağı ılık süt
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 1 su bardağına yakın ılık su
  • 1.5 yemek kaşığı tozşeker
  • tuz
  • aldığı kadar un
  • 1 yumurta

önce süt ve suyu karıştırıp içine mayayı koyuyoruz ve Metin Rengimaya eriyinceye kadar arasıra karıştırarak eritiyoruz.daha sonra sırasıyla mayalı karışım,sıvıyağ,yumurta,şeker ve tuzu bir kaba alıp karıştırıyoruz.unu da ekledikten sonra elimize yapışmayacak bir hamur elde edene kadar yoğuruyoruz ve üzerini nemli bir bezle örtüp yarım saat dinlendiriyoruz.

müthiş bir şekilde kabaran hamurumuzu önceden yağlanmış büyükçe bir fırın tepsisine, ince ve kenarlarını hafif çanaklaştıracak şekilde döşüyoruz.(hamurunuz artarsa kalan hamuru buzdolabının buzluk kısmında 1-2 hafta kadar tutabilirsiniz.)

iç harcı için:

  • 5 adet rendelenmiş domates
  • 2 yemek kaşığı kekik
  • 2 su bardağı kaşarpeyniri rendesi
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 6-7 adet sosis
  • yarım kangal sucuk veya bir okadar salam
  • bir avuç çekirdeksiz zeytin
  • 8-9 adet haşlanmış mantar ve tuz

öncelikle rendelediğimiz domateslerin içine kekik,tuz,salça ve sıvıyağı katıp karıştırıyoruz ve tepsiye döşediğimiz hamurun üzerine yayıyoruz.daha sonra haşlanmış mantar,sosis,salam ve çekirdeği çıkarılmış zeytinleri dilimleyerek soslu hamurun üzerini döşüyoruz.(eğer sucuk kullanıyorsanız en alta sucukları döşerseniz üzerlerini yanmaktan ve kurumaktan kurtarırsınız.)175 derecede altı ve ortası iyice pişene kadar fırınlıyoruz ve fırından çıkarmadan enaz 10 dakika öncesinden kaşar peynirini serpiyoruz...soğuduktan sonra servis edebilirsiniz..afiyet olsun.

not:

  1. maalesef fazla soğuması beklenmeden hüpplenen pizzanın piştikten sonraki halini resimleyemedim..
  2. hamur çok fazla kabaracağı için ince döşemenizde fayda var.
  3. mantarları haşlanmadan önce biraz limonlu suda bekletirseniz rengi daha açık olacaktır.

sepet sepet yumurta,sakın beni unutma...


kızımla beraber önce beyaz ahşap boyasıyla boyadığımız ve sonrada üzerine peçete baskısıyla bu deseni yakıştırdığımız minik yumurta sepetimiz..


yumurta sepetimiz diyorum çünkü, içini boşalttığımız yumurtaları da aynı işlemle desenledik ve bu şekilde süslediğimiz sepetlerin içine koyup,unutulmaz bir neşeli an yakalamak adına birkaç yakınımıza hediye ederek onları mutlu ettik.

ben yumurtalarla uğraşamam derseniz alternatif olarak sepetin içine lezzetli kurabiyeler koyup sizde kendinizi şımartabilir yada bir yakınınızı sevindirebilirsiniz..


26 Temmuz 2009 Pazar

şirin peçeteler

beğendiğim iğneardı modellerine birkaç örnek daha...bu modeller mutfak peçetesi olarak tasarlanmış,haftanın günleri veya günlük işler olarak ayarlanmış..yapanın ellerine sağlık diyorum ve iğneardıyla ilgilenenler, ayrıntılı ve daha farklı resimlere bakmak isterseniz http://www.flickr.com/groups/redwork/pool/ adresinden ulaşabilirsiniz.








23 Temmuz 2009 Perşembe

uçurum farkı diye işte buna derler...

kısa bir aradan sonra tekrar merhaba..her ne kadar kısa gibi görünsede benim için bir günü bile bir ömre bedel uzun zamanlardı.
oğlumun sağlık sorunları nedeniyle son 1 aydır hastane hastane dolaşıp derdimize çare arıyorduk. nihayet Ankara tıp fakültesi gastroentroloji ana bilim dalı başkanı sayın Aydan kansu'ya ulaştık ve onun aracılığıyla da doçent dr. Meltem koloğluyla tanıştık ve sayelerinde oğlumun rahatsızlığının asıl nedeninin yemek borusuna takılan bir kayısı çekirdeğinden kaynaklandığını öğrendik.
trajikomik dimi? aslında komik ve bir okadarda acı olan oraya gitmeden önce gittiğimiz hastanede ki ( Akdeniz üniv.tıp fak.çocuk cerrahisi bölümü)profosörlerin 8 gün bekledikten sonra bir endeskopi bile yapmaya gerek görmeden,teşhisini tam olarak doğrulayamadıkları bir hastalık şüphesiyle ameliyat kararı almalarıydı ve bizim sorularımızı cevaplandırma zahmetinde bulunmak istemeden tabiri caizse KESTİRİP ATMAK istemeleriydi..
onları ve diğer doktorları kıyaslayınca doktorlar ve kasaplar arasında ki farkı ben de anlamış bulundum. neyse ki Allah'tan içgüdülerimize güvenip doğru adresi bulduk ve oğlumuzun sıkıntısını öğrendik ve bu netice de tedavisi yapıldı ve kontrollerimiz emin ellerde devam ediyor..
buradan Ankara tıp fak.gastroentroloji ve çocuk cerrahisi doktorlarına,insanı hastaLIKLI olarak değilde insan olarak gördükleri ve tedavilerindeki sağlıklı ve profosyonel yaklaşımlarından dolayı sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum..